Kendimle ilgili bir tespitim var, hayatımdaki her bir şeyi, her bir kişiyi, her bir duyguyu başka bir şeye benzetmeden ölmeyeceğime inanıyorum, o kaddar benzetme düşkünüyüm. Bana her şey başka bir şeyi çağrıştırıyor, doyamıyorum benzetmelere.
Ama bugün şöyle ilginç bir şey oldu, doğum gününü kutlamaya gittiğim ve 13 yaşına giren sevdiğim bir genç kıza planlamadan bir hatıra notu yazdım, ondan da o an hissettiklerini yazmasını istedim, inanılmaz mutlu olduğunu ve benim onun gözünde değeri hiç düşmeyen, hep artan altın gibi olduğumu yazdı. İşte bu o kadar değerli ki...
Cevaben benim beyaz altını sevdiğimi söyleyip beyaz altın olmak istiyorum ben diye eklemem pek şık olmamış olabilir ama gerçek bu. İçimden söylemek istemedim. Dışımdan söyledim. Tıpkı artık içimden yazmakla yetinmediğim, dışımdan da yazdığım gibi. :) Aha benzetmemi de yaptım, dağılabiliriz.
3 yorum:
daha yeni geldik be dağılmıyoruz hiçbir yere!
Sonundaaaa. Yüzünü gören cennetlik yani :))
Dağılmayalım ve hep yaz sen.
Bir benzetme de benden olsun...
"Benzetirim seni ben" kafa göz dalıp iyi bir dayak atacakmışsın da uyarıyormuşsun gibi olmuş. Sonradan gelen "kalbimden" eki üzerimdeki bu dayak tehdidi etkisini yok etmiyor. :D Tam tersine...
Yorum Gönder