26 Haziran 2011 Pazar

çakırkeyif b.

ne zamandır alkol almamıştım. üç biradan ne alkol olur onu da bilmiyorum ya.

zor bir geceydi çok zor.

insan, yapısı gereği sevdiğine çekilirken, geride bıraktığına içi yanıyor.
Rakı sofraları çok zormuş bu anlamda, herkesler başka bir alemde, sen başka bir alemde.

Bazı şeyleri yapmanın hiç kolay yolu yok.

İstanbul'da yağmur yağıyor, çok güzel oluyor.

hepimize iyi geceler.

22 Haziran 2011 Çarşamba

evrim geçiren enginarlar

Pazardan enginar aldım bugün.

Soyup, suyun içinde bekletiyorlar satılana kadar enginarlar. Ben alırken, iki genç kız yaklaştı tezgaha ve duyduğuma pek inanamadığım soruyu sordular tezgah sahibine,   " bu ne? " Cevaplarını alınca gittiler ve pazarcı kardeş bana daha önceki haftalardan bir anısını anlattı.

Yine iki genç kız yaklaşmışlar tezgaha ve " bunlar canlı mı " diye sormuşlar. İddiaya girmişler de o yüzen, açık renkli, yuvarlak şeylerin canlı olup olmadığına dair. Pazarcı da canlı olduklarını söylemiş, iddiayı yanlış taraf kaybetmiş. Biri İstanbul biri Marmara Üniversitesi'nde okuyormuş hem de, pazarcı özellikle sormuş bunu.

Çok süper bir nesil geliyor, öyle böyle değil.

22 Nisan 2011 Cuma

benzetirim seni ben benzetirim kalbimden

Kendimle ilgili bir tespitim var, hayatımdaki her bir şeyi, her bir kişiyi, her bir duyguyu başka bir şeye benzetmeden ölmeyeceğime inanıyorum, o kaddar benzetme düşkünüyüm. Bana her şey başka bir şeyi çağrıştırıyor, doyamıyorum benzetmelere.

Ama bugün şöyle ilginç bir şey oldu, doğum gününü kutlamaya gittiğim ve 13 yaşına giren sevdiğim bir genç kıza planlamadan bir hatıra notu yazdım, ondan da o an hissettiklerini yazmasını istedim, inanılmaz mutlu olduğunu ve benim onun gözünde değeri hiç düşmeyen, hep artan altın gibi olduğumu yazdı. İşte bu o kadar değerli ki...
      
Cevaben benim beyaz altını sevdiğimi söyleyip beyaz altın olmak istiyorum ben diye eklemem pek şık olmamış olabilir ama gerçek bu. İçimden söylemek istemedim. Dışımdan söyledim. Tıpkı artık içimden yazmakla yetinmediğim, dışımdan da yazdığım gibi. :) Aha benzetmemi de yaptım, dağılabiliriz.

23 Ocak 2011 Pazar

Sonun başlangıcı

Kar yağıyor, yine kar, yine mahşer gibi kar.
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar,
Bana beyaz buseler, beyaz buseler yollar,
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar.


Bir rüya görür gibi gözümde sevinçler var.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar,
Sanırım ki uçuyor gözümde hatıralar.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar...

Cahit Sıtkı



Son söz.

Yakında.




İsmet Bali - kar ve hatıralar

12 Ocak 2011 Çarşamba

mutluluk

Hayatta, ne olursa olsun, alınan kararların mutluluk vermesi gerektiğini
çok geç öğrendim.

Türkçesi şu, bir şeye karar vermeniz gerekiyorsa sizi mutlu edecek olanı seçin. Aslolan sizin mutluluğunuzmuş.

Mutsuzluk asla telafi edilemiyor, yakınlarınızı, sevdiklerinizi de mutlu edemiyorsunuz siz mutsuzken.

Yaşama sevinci ve mutluluğa çok iyi bakmak gerekiyormuş,
bir kere uçunca kalpten, eski derinliğine ulaşmak çok zor.

Mutluluk neleri sever, ne yapsam gelir, ben bunları biraz düşüneyim.

6 Ocak 2011 Perşembe

maçinli kardeşler

Ben bugün kedi oldum.

Çok sevdiğim bir eve gittim.
Sıcak ve yumuşak bir köşe buldum kendime,
uykusuz da hissetmiyordum kendimi ama uyudum.

Uyandım, bakındım, uyudum. Uyandım, mırıldandım, uyudum.
Büyük kaplan geldi beni uyandırmak için, burnumu göğsüne gömdüm uyudum.
Kafamı kolunun altına soktum uyudum. Gerindim, toplandım uyudum.
Aylardır uyuduğum en rahat uykuyu uyudum.


                                                              ~  ~  ~

Ben önce abimden ayrıldım.
Sonra büyüdük, kardeşimden ayrıldım.
Şimdi de manevi kardeşimden ayrılıyorum, başka bir şehre gidiyor.
Uğur dedim hayat bazen çok zor. Biz ona hayatın cilveleri diyoruz dedi.
Bizimki çok cilveli bir orospu o zaman dedim, gösteriyor gösteriyor hiç vermiyor.
Serseri dedi bana. Sivri veya sevimli bulduğu şeyler söylediğimde bana hep serseri diyor. azcık isyan, çokça keyifle.

Hayatımda sadece sen bana serseri diyorsun dedim.
İlk ben keşfetmişim demek senin serseri olduğunu dedi. Tamam dedim, serseriyim ben o zaman.

Aynı kalbin üstüne kurmuşuz demek ki evlerimizi, biri yıkılınca diğeri de yıkılıverdi.

4 Ocak 2011 Salı

keyif

Çok özlemişim bu kadar keyifli olmayı.

Sabah sabah canım çekti.




dalgalandım da duruldum

Bir yıla nasıl girerseniz öyle geçmiyor, inanmayın, yalan o.